Ersoy Ayyıldız, tabloyu yapma nedenini şu sözlerle anlattı; “Bir insanın hayatı bu kadar acımasızca elinden alındığında, susmak bana ihanet gibi geliyor. Tuvalimle ses vermek istedim. Bu sadece Iryna’nın değil, tüm masumların çığlığıdır.”
Daha önce de toplumsal acılara dikkat çekti
Sanat yaşamı boyunca birçok farklı temaya değinen Ersoy Ayyıldız, özellikle kadına yönelik şiddet, savaş mağdurları ve çocukların dramı üzerine hazırladığı eserlerle tanınıyor. Daha önce de savaş bölgelerinden yansıyan fotoğraf karelerinden ilham alarak yaptığı resimlerle büyük beğeni toplamıştı. Sanatçının çalışmalarında genellikle saf duygular, insani çığlıklar ve vicdan muhasebesi ön planda yer alıyor. Ayyıldız, resimlerinde yalnızca estetik bir kaygı gütmekle kalmayıp, izleyiciyi toplumsal sorunlarla yüzleşmeye davet ediyor.
Sosyal medyada ve sanat çevrelerinde yankı uyandırdı
Sanatçının son eseri kısa sürede sosyal medyada gündem oldu. İnsan hakları savunucuları, sanat çevreleri ve sivil toplum kuruluşları, bu tablonun yaşanan trajediyi unutturmamak ve şiddete karşı toplumsal duyarlılığı artırmak açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Ersoy Ayyıldız, yeni çalışmalarında da benzer şekilde “sanatı bir vicdan çağrısı” olarak kullanacağını ifade ederek, insanlığın ortak değerleri için üretmeye devam edeceğini dile getirdi.