26.05.2023 Bugün 81 il 973 ilçede il ve ilçe kadın kolu başkanlarımızla basın açıklaması yapıyoruz.
Tarihi bir süreçten geçiyoruz. Ülkemizin kaderinin belirlenmesine iki gün kaldı. 28 Mayıs’ta
gerçekleşecek olan seçim iki aday arasında değildir. Bir referandum niteliğindedir. Elbette her seçim
çok önemli fakat bu seçim özellikle Türkiye Cumhuriyeti nüfusunun yarısını oluşturan biz kadınlar için
hayati öneme sahiptir. Bir yanda esaret diğer yanda özgürlük duruyor. Cumhur İttifakı adeta bir kadın
düşmanı koalisyonuna dönüştü. Kadınların kazanılmış tüm kazanımlarına göz diken Yeniden Refah
Partisi ve Hizbullah terör örgütünün siyasi uzantısı olan HÜDA PAR’ın Meclis’e girişi ile Cumhuriyet
tarihinin kadınlar açısından en karanlık parlamentosu oluşturuldu. Meclis’te temsil hakkı kazanan bu
zihniyet planlarını alenen ilan etti. Gelin! HÜDA PAR’ın inşa etmeye çalıştığı Türkiye’ye bir kez daha
yakından bakalım: DEMOKRASİYE SAVAŞ AÇTILAR: Cumhuriyet’e savaş açılarak parlamenter sistem
eleştirisi yapıldı. Tek adam rejiminin ülkemizi sürüklediği kaos yok sayılarak, parlamenter sistemin
çözümsüzlük yarattığı iddia edildi. Katılımcı demokrasi hedef tahtasına konuldu. Kadınları ikinci sınıf
vatandaş olarak görenler yeni Anayasa yazmaktan bahsetti. Unuttukları bir gerçek var ki; yeni
Anayasa’yı 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu önderliğinde biz hazırlayacağız.
Güçlendirilmiş parlamenter sistemle demokratik, laik, sosyal hukuk devletini yeniden inşa edeceğiz.
KARMA EĞİTİM TEHDİT ALTINDA: Kız çocuklarının erken yaşta zorla evlendirilmesinin önünü açmak
isteyenler, karma eğitimin zorunluluktan çıkarılmasını istiyor. Eğitimin Anayasal bir hak olduğu
gerçeğini her fırsatta yüzlerine vurmaya devam edeceğiz. Geleceğimiz olan çocuklarımızın eğitim
hakkının gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz. KADINLARIN YAŞAM HAKKI GASP EDİLİYOR: Kadın
erkek eşitliğine inanmayan HÜDA PAR, kadınların kazanılmış bütün haklarına göz dikti. “Kadınların
çalışma şartlarının fıtrata uygun hale getirilmesi” isteniyor. Eşit işe eşit ücretin alınmadığı, her üç
kadından birinin işsiz olduğu ülkemizde hangi fıtrattan bahsediyorlar? Kadınların kayıt dışı istihdama
itildiği yetmezmiş gibi kadınlar sadece hemşire, kadın hastalara bakan hekim ya da kreş öğretmeni
olabilir demek istiyorlar. Mesleğin cinsiyeti olmaz. Biz kadınlar her işi yapabiliriz. 6284 BUDANMAK
İSTENİYOR: İstanbul Sözleşmesi bir gecede hukuksuzca fesih edilirken 6284 sayılı kanunun yürürlükte
olması gerekçe gösterilmişti. Şimdi de 6284 işlevsiz hale getirilmeye çalışılıyor. Kadına yönelik
şiddetle etkin bir mücadele yürütmeyenler yasal korunağımızı elimizden almak istiyor. Günde en az
iki kız kardeşimizin hayattan koparıldığı bu düzende yasal hiçbir hakkımızın budanmasına asla izin
vermeyeceğiz. YOKSULLUK NAFAKASI KALDIRILMAYA ÇALIŞILIYOR: Şiddet mağduru olan kadınların
boşanmasının önünü kesmek, boşandığında da ailesinin evine dönmesine mecbur etmek adına
yoksulluk nafakası kaldırılmak isteniyor. Kadın işe girdiğinde, evlendiğinde kesilen bu nafaka ömür
boyu ödeniyormuş gibi yanlış bir algı ile kadınların ekmek parasına göz dikiliyor. Biz yürütülen bütün
bu kara propagandalara rağmen nafaka hakkımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. YALNIZ VE BEKÂR
KADINLARI SAHİPLENDİRİLECEK: Biz bu ifadeleri söylerken utansak da kadın düşmanı zihniyet bu
sözleri “müjde” diye ilan edebiliyor. Kadınlar bir sokak hayvanı gibi sahiplendirilmek isteniyor. Sosyal
bir hukuk devletinde yaşadığımız gerçeğini yok sayanlar kadınları sahiplendirme hadsizliğinden
bahsediyor. Biz kimsenin sahiplenebileceği bir mal ya da hayvan değiliz. Değerli Basın Mensupları,
Gelin! Yeniden Refah Partisi’nin inşa etmeye çalıştığı Türkiye’ye de bakalım: KADININ ADI VAR YÜZÜ
YOK: Yeniden Refah Partisi’nin Düzce'deki seçim aracında, kadın milletvekili adayının fotoğrafı
gölgelendi. Türkiye’yi şeriat düzenine taşımak isteyenler kadının yüzünün görünmesine dahi
tahammül edemese de biz varız ve var olmaya devam edeceğiz. KADIN ERKEK YAN YANA FOTOĞRAF
ÇEKTİRMEZ: Yeniden Refah Partisi Aydın İl Başkanlığı’nda kadın milletvekilinin oturduğu yerin
değiştirilmesini istedi. Kadın milletvekili adayına “Kadın ile erkek yan yana fotoğraf çektirmez.”
diyerek bağırdılar. Kadınları ötekileştirmeye çalışan bu zihniyetin hedeflerine izin vermemeye
kararlıyız. 6284 KALDIRMAYI DÜŞÜNÜYORLAR: HÜDA PAR 6284’ü budamak isterken Yeniden Refah
Partisi kanunun tamamen yürürlükten kaldırılmasını istiyor. Hatırlarsınız, İstanbul Sözleşmesi’ne de
karşı çıkmışlar ve kaldırılması için karalama kampanyaları yürütmüşlerdi. Şimdi de 6284’ü hedef
tahtasına koydular. MEDENİ KANUN TEHDİT ALTINDA: Medeni Kanun ile kazandığımız hakları
elimizden almak istiyorlar. Çok eşliliği özendirmeye çalışıyorlar. Eşit yurttaşlık hakkımızı gasp ederek
ikinci sınıf vatandaş olalım istiyorlar! Değerli Basın Mensupları, Daha mazbatasını bile almadan kadın
düşmanlığını ortaya koyan Cumhur İttifakı milletvekillerinin Meclis’te nasıl bir yol izleyeceği ortada.
Küskün olduğunu, bezgin olduğunu, umutsuz olduğunu ifade ederek sandığa gitmemeyi düşünenler
varsa, neyle karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha görsün. Bugünümüz ve yarınımız tehdit altındadır.
Hayatlarımıza, haklarımıza ve hayallerimize pranga vurulmak isteniyor. Eve mahkûm olduğumuz,
eğitim dışına itildiğimiz, çalışma hayatından soyutlandığımız, toplumsal yaşamdan dışlandığımız bir
hayat dayatılmak isteniyor. Kadınların göklerde yükselmeyi hak ettiği Atatürk Türkiye’sinden
sahiplendirilmesi gereken bir Türkiye’ye dönüştük. 1920’li yıllarda Türk kadınları hakim, öğretmen,
mühendis, pilot olabilirken, 21. yüzyılda çalışma hakkımızı elimizden almak istiyorlar. “Taliban’ın
inancıyla ters yanımız yok” diyen Erdoğan, yanına aldığı müttefikleriyle kadınların ve kız çocuklarının
eşit yurttaşlık hakkına göz dikiyorlar. Bizim de İran’a, Afganistan’a dönüşmemizi istiyorlar. Eşitsizlik
öylesine derinleşti ki; hukuken kadın erkek eşitliğini savunması gereken AYM üyesi "kadın-erkek
eşitliği modern hurafedir" diyebiliyor. Yıllardır uğradığımız hakaretlerin haddi hesabı yok. Kahkaha
attığımızda “iffetsiz”, haklarımızı aradığımızda “sürtük” ilan ediliyoruz. Hamile kadının sokağa
çıkmaması gerektiği savunuluyor. İşsizliğin sebebi kadınların iş araması olarak gösteriliyor. Kadın
cinayetlerinin ardından ‘neredeymiş, ne giymiş, üzerinde ne varmış, hangi renk ruj sürmüş, saat
kaçmış?’ gibi sorular soruluyor. Utanmasalar, kadının öldürülmeyi hak ettiğini söyleyecekler.
Kurdukları hukuk sistemlerinde katiller ceza indirimleri ile ödüllendiriliyor. Ülkemizde artık çocuklar
ve kadınlar güvende değil. Afganların ve Pakistanlıların Türkiye’ye gelmeden önce internette arama
motorundan “Türk kızları, Türk çocukları” gibi aramalar yaptığını dehşetle öğrendik. Değerli Basın
Mensupları, Sözün kısası: sandıklara gitmek, oy kullanmak zorundayız. Sadece oyumuzu kullanıp
dönmek de yetmiyor, sandıklara sahip çıkmamız gerekiyor. Millet İttifakı olarak sandık güvenliği
konusunda tüm tedbirlerimizi aldık. Her sandığa üç kadın müşahit çağrımıza ses veren herkese
buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Haydi kadınlar, sandığa… Bize reva görülen cehennemin
içine hapsolmuyoruz. Kadın örgütleri ile kararlı bir şekilde mücadeleyi büyütüyoruz. Biliyoruz ki;
örgütlü gücümüz karşısında duramayacaklar. Bugün saat 11.00 itibariyle 300’ü aşkın bileşeni olan
EŞİK Platformu ile bir sosyal medya mitingi yapıyoruz. #KararVer #OyVer ve #GeleceğineSahipÇık
etiketleriyle paylaşımlar yapıyoruz. Lütfen siz de bize katılın, etiketleri paylaşın. Kadınların yaşam
hakkı için, Medeni Kanun ile elde ettiğimiz haklarımızı korumak için, 6284 sayılı Kanun’un yürürlükte
kalması için, Çocuklarımızın zorla ve erken yaşta evlendirilmemesi için, Gençlerin aydınlık yarınları
için, İstihdam dışına itilmememiz için, Haklarımızı aradığımızda hakarete uğramamak için, Hak,
hukuk, adalet için, Demokrasi için, Cumhuriyet değerlerimizi korumak için, Haydi, kadınlar sandığa!
Sandıklara sahip çıkalım! HAYATLARIMIZA, HAKLARIMIZA VE HAYALLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM!
AZİZE ÇEROĞLU
CHP SAKARYA İL KADIN KOLLARI BAŞKANI