Daha önce de belirttiğimiz gibi, Büyükşehir Belediyesinin 25 yıl sonra Tığcılar
Mahallesi’nden başlatacağı ve sırayla diğer mahallerimizde de devam edecek
Kentsel Dönüşüm Projesi’ni vatandaşın yararına olacak şekilde yani “rantsal” değil
gerçek kentsel dönüşüm için her zaman varız, destekçiyiz. Müteahhit ile vatandaşın
karşı karşıya kalmaması umuduyla projeyi izliyoruz. Ancak deprem önlemlerinin
önemi kadar sonrasındaki acil müdahale ve sürecin yönetilmesi de bir o kadar zaruri.
6 Şubat depremleri ülkemiz için asrın felaketlerinden biri olmasına karşın yeterli
sürede vatandaşın yanında olunamamış ve geç müdahalelerden dolayı birçok
vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Bu acıların tekrar yaşanmasını istemiyorsak
hatalardan ve ihmallerden ders almalıyız!
İnsanımıza vicdani ve tarafsız yaklaşmalı, “Önce insan.” Demeliyiz. Kızılay’ın çadır
satmasının arkasındaki ahlaksızlıktan ders almalıyız. “Merkezî yönetim ile yerel
yönetim bir olmazsa o şehre bir şey gelmez.” Sözünden ders almalıyız!
20 yıldan fazla AKP’nin yönettiği Adapazarı’mızın “Hatay böyle mahzun, Hatay böyle
garip kaldı.” Sözü gibi bir sözde özne olmasını düşünmek dahi istemiyoruz!
Büyükşehir ve Adapazarı Belediyemize önerimiz, Yerel Seçim öncesi seçim
vaatlerimizden biri olan her mahalleye “yaşam konteyneri”dir. Adapazarımızın 84
mahallesi var. Nüfusa göre bazı mahallerimize ikişer, köylerimize birer konteyner
olacak şekilde yaşam konteynerleri yerleştirilmelidir. İçlerinde kazı malzemesi, termal
battaniye, fener, pil, radyo, çok amaçlı çakı, çakmak, düdük, toz maskesi, ip ve ilk
yardım çantası gibi deprem sonrası ihtiyaç duyulacak ve mahalle sakinlerinin
komşularına destek olabileceği bir “Yaşam konteyneri” yerleştirelim. Üstelik bu projeyi
Adapazarı Belediyemizin özel kalem bütçesini geçmeyecek bütçelerle sağlayabiliriz.
Adapazarı Belediyesine kilosu 1.700 TL’den kilolarca çikolata alacağımıza, doğrudan
temin ile AKP yöneticilerini zengin edeceğimize gelin her mahalleye yaşam
konteynerini kuralım. Biz de sizleri alkışlayalım, Türkiye’ye örnek olun.