Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyeleri, Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısında
sektörel sorunları, şehrin ve ülkenin gündemine yönelik görüşlerini dile getirdi.
SATSO Meclis Başkanı Erdem Ercan Başkanlığında Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün
Altuğ, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Meclis Üyelerinin katılımı ile gerçekleştirilen meclis
toplantısının gündem maddelerinde kürsüye gelen Meclis Üyeleri yaptıkları konuşmalarda
görüş ve önerilerini dile getirdiler.
Toplantının başında 31. Meslek Komitesi Tarafından Bilişim Sektöründe Faaliyet
Gösteren Firmaların 2023 yılı Teknik Servis ve Hizmetleri Fiyat Tarifesi Teklifi
görüşüldü. Teklif ile ilgili söz alan 31. Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Necmettin
Kırık; “Bilişim sektöründe yetişmiş eleman maliyeti diğerlerinden yüksek. Yazılımcı
barındırmak büyük bir külfet. Bu fiyat tarifesini sektörde bir standart oluşturmak amacıyla
çıkarıyoruz. Meslek mensubu üyelerimizin de uymasını arzuluyoruz” dedi. Meclis Üyesi
Kırık’ın ardından oylanan teklif meclis üyeleri tarafından kabul edildi.
Meslek Komitelerinin Sorunlarının Görüşülmesi maddesinde meclis üyeleri sektörel
sorunlarını ve çözüm önerilerini dile getirdi.
31. Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Necmettin Kırık; “Birçok meslek grubu son 20
yılda birçok değişime uğradı. Bu çatı altında en çok içeriği gelişen ve değişen meslek grubu
belki de bizleriz. Müthiş hızlı ilerleyen bir sektör ve buna bizim de şehir olarak ayak
uydurmamız gerekiyor. Bu konuda geçtiğimiz senelerde Başkanımıza projelerimizi iletmiş ve
bir bilişim OSB olması gerektiğini anlatmıştık. Lojistik sektörüyle birlikte OSB’mizi kurmaya
çalışıyoruz ve ben de kurucu derneğe üyeyim ancak bürokrasiye takılıyoruz. Bilişim sektörü
ve Sakarya olarak kaybedecek zamanımız yok. Yazılım ve bilişim sektörünü kesinlikle planlı
bir alana toplamamız lazım
SATSO çatısı altında en kârlı meslek grubu yazılım sektörüdür. Üyelerimizden hayali
olmayan, kendini geliştirmeyen, bunu istemeyen işletme sahibi yok. Yazılım ihracatı ile ilgili
çalışmalarımız var ve bakanlık yetkilileri ile görüştük. Yazılım ihracatına yönelik birçok
teşvik ve destek var. Personel giderleri çok yüksek ancak bunun üstesinden yazılım ihracatı
ile gelebiliriz. Buna yönelik de çalışmalara hız vermek gerekiyor. Ayrıca birçok destek önce
parayı harca sonra desteği al şeklinde olabiliyor. Bunun da düzeltilmesi gerekiyor. Biz
SATSO olarak Teknokent’in kurucu ortaklarındanız. Teknokentte kira artış dönemi geldi ve
Üyelerimizi mağdur etmeyecek bir artış bekliyoruz. AR-GE yapan üyelerimiz var.” dedi.
16. Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Zafer Yıldırım; “Sigorta poliçeleri niye artıyor
bilgilendirme yapmak istiyorum. Pandemi sürecinde yasaklar, zorluklar gerekçesiyle ve trafik
normal seyretmeyeceği için sektöre zam yaptırılmadı. Bu yıla kadar geldi ancak sigorta
şirketleri sanki bunun öcünü alıyor gibi 6 ayda ciddi zam yaptılar. Bu zamlardan sonra
müşteri kaybını önlemek adına yeni hizmette ve fiyatta düşük birçok poliçe hayata geçtiğine
de şahit olduk. Bu poliçelerde bazı kapsamlar çıkarılmıştı. Aslında girdileri en çok artan
sektörlerden biri olarak görülse de kazanç olarak yine aynı durumdayız. Sigorta poliçelerinde
7 basamaklı hasarsızlık indirimi 9’a çıkarıldı. Hiç kaza yapmayan ya da az kaza yapan
insanlara daha çok indirim olacak. Çok kaza yapana da ciddi zam oluyor.
Sigorta poliçelerimizin, araçlarımızı sattığımızda 15 gün geçerliliği vardı ancak 1 Ocak 2023
tarihiyle bu kalkacak ve aracı noter satışı sırasında sigorta yapılmış olacak. Olur da noterler
de yetkili sigorta poliçesi kesen kuruluşlar olarak belirlenirse bu bizler için sorun olabilir.
Bizler 40’a yakın sigorta şirketinin acenteleriyiz. Bizim burada kestiğimiz ve de İstanbul’da
veya Ankara’da sigorta kesen acente aynı fiyat, aynı hizmettir. Üyelerimiz yerel acenteleri
tercih etmelilerdir.” dedi.
15. Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Osman Şakar; “Komite olarak da aldığımız
kararların takipçisi olup sürekli konuşan değil, sonuç ve çalışma odaklı çalışacağız. Enflasyon
yüksek, piyasada dengeler bozulmuş ve işverene ağır yükler yüklenmiş durumdadır. Türkiye
dünyanın en yüksek 6. enflasyona sahip ülkesidir ve enflasyon kontrol altına alınmadığı
sürece diğer sıkıntılara çözüm bulmanız çok zor olacağını düşünüyorum. EYT'de işverene
ağır kıdem tazminatı yüklenmiştir bunları ödemek için işveren zaten bir sıkıntı çekecektir.
Devletimiz bu konuda işverene kredi kolaylığı sağlayıp duruma destek olacağını belirtti ancak
geri ödemeli bir borçtan başka bir şey değildir.
2021 yılı ile 2022 yılları arasındaki asgari ücret dahil birçok kalemde ciddi artışlar oldu.
Böyle bir enflasyon böyle bir veri artışı maalesef bizleri hareket edemez hale getirdi. Ticaret
Bakanlığı piyasadaki fahiş fiyatın takipçisi olduğunu kontrol altında tuttuğunu belirtiyor, lakin
kontrol altında olan bir şey yok bunu görüyoruz. Bu şehir hepimizin, bizler birçok sektörden
ekmek kazanan iş insanlarıyız. Bizlerin sahip çıkması, sorunlara karşı dik durması önemlidir.”
dedi.
7. Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Adem Bilgen; “Doğru bildiğimiz fakat yanlış olan
uygulamalardan bir tanesi kombilerin balkonda olmasıdır. Kombiler izolasyonlu kapalı
alanlarda rahatlıkla kullanılabilir, enerji kaybını önler. Enerjinin çok önemli olduğu bu
günlerde projelerin çizilerken kombiler için ayrı bir oda yapılmasıdır. Özellikle son günlerde
tatil beldelerindeki evlerde kombi hırsızlığı haberleri de geliyor. Kış başlamadan önce kombi
bakımlarını yaptırmak gerekmektedir. Korsan servislere yönelik vatandaşlarımıza dikkatli
olmalarını ve doğru araştırıp yetkili servislerden hizmet almalarını öneriyoruz. Parça tamiri
adı altında ciddi bir hırsızlık ve dolandırıcılık da söz konusu oluyor. Buna yönelik resmi
SERBİS sitesindeki yetkili servislerle çalışılmasını öneriyoruz.” dedi.
29. Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Kenan Taçyıldız; “Şehrimizde 123 özel okul var.
17.230 öğrencimiz var. 2252 öğretmen, 557 personel çalışmaktadır. Asgari ücret konusunda
müjdeli haber geldi ancak çalışanlarımız ve işverenlerimiz memnun olmadı. Çalışanlarımızın
eline para geçmeden eridi. Eğitim sektöründeki üyelerimiz ne yapacağını şu an bilmiyor.
Okullar yılda 1 kez ücret belirlemesi yapabiliyor. Geçen yıldan bu yana asgari ücret %131
arttı ancak özel okullar sadece %36.2 zam aldı. Çalışanlarımızı nasıl mutlu edeceğiz, bizleri
kim mutlu edecek. Kötü bir iş yapmıyoruz devletimizin eğitimdeki yükünü hafifletiyoruz.
İnsanları geleceğe iyi yetiştirmek bizim işimiz. Birçok hata yapılıyor ve asgari ücreti birden
10 kat artırsanız bile yetmeyecektir. Sektörümüz serbest piyasa olamıyor, yönetmeliklerde
sıkışmış durumda. İnsanları bilgili ve doğru kararlar alacak şekilde yetiştiremezsek
geleceğimiz yok olur. Bir orantısızlık var, niteliksiz çalışanlar öğretmenlerle aynı maaşı alır
duruma geldi. Bizler özel okullar olarak değerli işler yapıyoruz.
Bizlerden her yıl ruhsat harcı alınıyor. İlkokul, ortaokul, liseye ayrı ödüyoruz. EYT çıkacak
ve belki de birçok öğretmen emekli olacak. Özel öğretim kanunun 12. maddesinde kurumlar
faaliyetlerini sadece kazanç için düzenlemezler diyor. Okulların su ve elektrik ücretleri resmi
okullara uygulanan tarifelerde yapılır diyor. Bunun da uygulanmasını istiyoruz.” dedi.
11. Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Ahmet Serbes; “Sektörümüzün imitasyon altın ve
takılara yönelik ciddi sorunları var. Özellikle imitasyon çeyrek altınlar işletmelerimizi de
mağdur ediyor. Özellikle düğün takıları gibi toplu alışverişlerde fazlaca rastlanması ciddi
anlamda sorun oluyor. İnternette serbestçe satılıyor ve dolaşıyor. Sadece düğün sahipleri değil
iki taraf da mağdur oluyor. İşletmelerimizin orijinal altın yanında verdiği kurdele, kutu vb.
imitasyon ürünlerinde değiştirilip kullanılırsa bu işletme adına çok büyük bir yanlış
anlaşılmaya yol açacaktır. Algımız çok hassas ve bizim işimiz güvene dayalı bir iş. Bu
serbestçe satılan imitasyon altınlar ciddi problemdir.
Geçen dönem savcılığa satılan sitelerle birlikte bu konuda dilekçe verdik. Odamız avukatı ile
birlikte Savcı’ya kadar gittik ve Savcı Bey bunun satışının yasak olmadığını söyledi. Sayın
Savcımıza bunun para basmak gibi bir şey olduğunu, sadece darphanenin basmaya yetkili
olduğunu hatırlattık. Suç sayılması için daha ne olması lazım diye sorduk. Savcı’dan bir
yokuş ile karşılaştık. Komitemizde bunu karar alıp yönetimden geçirdik ve 3 ay cevap
gelmedi. Tekrar takibini yaptık aylar sonra cevabı geldi. Gelen yazıda dolandırıcılık ile alakalı
bir suç oluşmadığı, zaten satıcının onu altın diye satmadığı söylendi. Biz dilekçemizde
dolandırıcılıkla alakalı bir suç olmadığını zaten belirttik. Biz diyoruz ki; darphanenin basmaya
yetkili olduğu kalıplar ile yapılmış bir imitasyon yapılmış. Suç budur ve biz daha nasıl ifade
edelim? Her gün satan ve satılan ürün artıyor. Biz mağduruz ve geçen dönem yaptığımız suç
duyurusunu şimdi tekrarlıyoruz. Bunun takipçisi olacağız. Ticaret İl Müdürlüğü ve yerel
emniyet birimleriyle çalışacağız. Bu sadece bizim değil Türkiye’nin sorunudur. Bunun TOBB
tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü’ne yazılması ve takibinin yapılması gerekiyor.” dedi.
18. Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Bora İshakoğlu; “18.Meslek Komitesinden Meclis
üyesi Bora İshakoğlu; Zemin iyileştirmesi yapıldıktan sonra zeminin taşıma gücü değişir.
Böylece zemin güçlenmiş oluyor. Bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçektir ve Sakarya’nın
zemin güçlendirmesi ile yüzleşmesi gerekmektedir”dedi
4. Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Ahmet Bayrak; “Bizim sektörümüzde devletin
denetimi ve taban fiyat uygulaması olan bir sektör. Taban fiyat bizleri etkiliyor. Dişi hayvan
kesimleri sonrası süt fiyatları arttı ve 8 TL olan süt fiyatları 15’e fırladı. Serbest piyasa olan
bir ülkede taban fiyat açıklanmasına anlam veremiyoruz. Birçok şeye zam yapılıyor ancak
taban fiyat koyuluyor. Bizim sektörde maalesef eleman bulmakta da zorlanıyoruz. Tarım ve
hayvancılık sektörü yabancı ve kayıt dışı çalışanlar ile yürütülmeye çalışılıyor ancak bu doğru
bir durum değil. Komite olarak liselerimize ziyaret gerçekleştirdik. Büyükşehir ile MEM
işbirliğinde tarım lisesi kurulacak. Ancak bu sadece tarım değil hayvancılığa da hizmet
etmelidir. Kırsal kalkınma konusunda bakanlığa verilen projelerin %80’i reddediliyor. Tarım
tesislerinin yenilenmesi ve yapılması konusunda desteklerin verilmesi gerekiyor.
Yıllardır zemin ile alakalı konuşuyoruz. Ancak bir görüş birliği maalesef oluşmadı,
üniversitelerimiz ve ilgili bölümleri sürekli sessiz, bilime uygun olan dile getirilmiyor.
Güvenli zemin şartları oluşturulduğunda Sakarya’da 10 katlı bina bile yapılabilir ancak bunu
dediğimizde kamuoyu tarafından başka anlaşılıyor, başka yere çekiliyor. Sakarya’da zemin
sıvılaşması 1. sınıf mutlak tarım arazilerinde oluyor. 99 depremi öncesinde Sakarya’da 2
milyon 840 bin metrekare tarım arazisine 1. ve 2. OSB yapıldı. 99 öncesi alınmış hatalı bir
karar diyelim buna ve OSB’lerin birinci sınıf mutlak tarım arazisine yapılmasına kesinlikle
karşıyız. 99 depreminden sonra ders alındı ve 1. sınıf mutlak tarım arazisine asla bir OSB
yapılmadı. Ancak; Adapazarı, Serdivan ve Arifiye’de 1. sınıf mutlak tarım arazilerine 8
milyon 400 bin metrekare konut ve işyeri imarına açıldı. Yatay mimariyi savunmak anlamsız.
8 milyon üzerinde tarım arazisi işgal edilmiştir. Yılda 3-4 mahsul alınabilecek verimli araziler
üzerinde konutlar var. Büyükşehir Belediyemiz imar planını gözden geçirmelidir. Başkanımız
da bir tarımcıdır. İmar konusunda SATSO gibi STK’larımızda söz sahibi olmalı ve görüşleri
alınmalıdır.” dedi.
28. Meslek Komitesinden Meclis Divan Katibi Serap Yılmaz; “Devletimizin birçok teşvik
projesi var. KOSGEB KOBİGEL çağrısı 11 Ocak’ta son bulacak, Kırsal Kalkınmayı
Destekleme Programı da devam ediyor. Devletimizin bu teşvikleri verimli uygulaması ve
işletmelerin kendilerini geliştirmesini umuyoruz. Bu teşviklerin verimli kullanılması adına
komite olarak bizler de bir çalışma içerisindeyiz.” dedi.
Toplantının Dilek ve Temenniler bölümünde söz alan Meclis Üyeleri şehir, ülke ve
gündeme yönelik görüş, öneri ve dileklerini ilettiler.
29. Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Kenan Taçyıldız; “Piyasada finansman sorunu var.
Bankalara üyelerimiz gittiği zaman kârlılığınız var mı diye soruluyormuş. Yani her şeyi fatura
karşılığı veriyorlar. Hatta bankadan bankaya para gönderilmesini istemiyorlarmış. Bu nasıl
aşılabilir, üyelerimiz kendi elleriyle bu duruma düşmedi ki. Bunun sebebi biz değiliz.
Çözümünü bulmaları gerekiyor. Sıkı sıkı döndürmeyle bu iş olmaz. Gerçekten bankalar ile
problemimiz var. Birçok sektör de aynı durumdadır. Biz konuşmadığımız sürece bizi
yönetenler “bunlar halinden memnun” diyecek. Derdimizi anlatmazsak biz suçluyuz.
Derdimize çare bulmak zorundayız, banka problemi var.” dedi.
7. Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Adem Bilgen; Odamız Sakaryamızın yarınlarına
imza atacak tüm hizmetlerde etkin rol alan bir kurumdur. Şehrimizde yarınlarımıza önemli
kazanımı sağlayacağına inandığım bir çalışmanın bugünlerde hayat bulmasından büyük bir
mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Ada Hayat Yerinde Kentsel Dönüşüm Projesini
hayata geçiren Adapazarı Belediye Başkanımız Mutlu Işıksu ve ekibine bu güzel projeleri için
teşekkür ediyorum. Siyasi düşünce, parti ayrımı gözetmeksizin hepimiz Sakarya’nın geleceği
için taşın altına elimizi koymalıyız. Deprem de hasar görmüş, sıkıntılı olan binaların kentsel
dönüşümle hayat bulmasına dair yapılacak çalışmalara destek vermeliyiz bu anlamda Mutlu
Başkana ve ekibine, bu işe gönül veren tüm yöneticilerimize destek olmalıyız birlik olunca
şehrimiz adına başaramayacağımız hiçbir şey yoktur.
Ulusal Market zincirlerini perakende esnafını nasıl bitirmekte olduğunu hepimiz görmekteyiz.
Her türlü ürünü satmakta olan zincir marketler ile ilgili olarak yeni bir düzenleme yapılması
tekel bir oluşumun önüne geçecektir.
11. Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Ahmet Serbes; “Zemin, dikey mimari ve imar
konusunda konuşan üyelerimize katılıyorum. Son derece güzel çalışılmış, akla, mantığa ve
bilime uygun konuşmalardır. Benim söyleyeceklerim de; ticaret alanlarının genişletilmesi
konusunda OSB gibi sivil toplum örgütlerinin müdahil olduğu ortak bir alanda tartışılarak
yapılmasıdır. Deprem yaklaşıyor herkes tedirgin. İşinde uzman arkadaşlar 1975 deprem
yönetmeliğine göre yapılan binaların ayakta kalmasının zor olduğunu söylüyor, endişe
duyuyoruz. Günün fazlaca saatini işyerlerinde geçiren insanlar var deprem olsa kimseyi
bulamayız. İnşaatlar, zemin iyileştirmesi ve günümüz teknolojileri ile yüksek katlı yapılabilir.
Birçok ilde ve ülkede bataklığa 30 katlı binalar yapılıyor. Bizler CADDER gibi STK’larda da
görev yapıyoruz. Adapazarı Lisesi ve Tümen arazisine yönelik Belediyemizin projesi var.
Çark Caddesi bu depremde yine aynı şeyi yaşayacak diyoruz. Çok büyük bir işyeri sıkıntısı
yaşanacak. Aynı yere aynı inşaatlar yapılamıyor hak sahipleri nedeniyle. Biz diyoruz ki; Çark
Caddesinin dibinde ticaretin yeni kalbi olacak bir yer var. Lise ve Tümen arazisi bu konuda
değerlendirilebilir. Birkaç kez Büyükşehir Başkanımızı ziyaret ettik ve belirttik. Bu proje çok
önemlidir, bizler de destek olmalıyız.” dedi.
12. Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Zafer Bekdemir; “SAKARYAGİAD Başkanı
olarak da görev yapıyorum. SATSO öncülüğünde 3-4 yıldır 7 ekonomik tabanlı STK olarak
bir araya geliyoruz. Bu sürede şehrimizin birçok sorununu konuşuyoruz. İşyerleri konusunda
arz talep dengesizliği var. Üretmek gerekiyor ve bunu yapabilecek alanlara ihtiyacımız var.
KOBİ’lerin ciddi yer ihtiyacı var. Sakarya’daki 7 meslek tabanlı STK olarak bir araya gelerek
KOBİDER isimli yeni bir dernek oluşturduk. Tek amacımız var o da Sakarya’lı
KOBİ'lerimize planlı alanlar oluşturabilmektir ve bir alan belirledik. Şu anda bu konuda
şehrimiz kurumları da hemfikir durumda. Büyükşehir Belediyemiz imar ve kamulaştırma
konusunda destek verecek. Sadece konuşmakla değil sonuca gitmek için hamle yapmalıyız.
Kendi tercihimizle buradayız ve üyelerimize, şehrimize her konuda sorumluluğumuz var ve
çalışmalıyız.” dedi.
18. Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Bora İshakoğlu; “Depreme Hazırlık için Sakarya
Büyükşehir Belediyesi ile yerinde dönüşüm konusunda çalışma yapmıştık. Erenler belediyesi
meclisinden geçirdi. Adapazarı Belediyesi de meclis gündemine alacak. Tüm belediyelerin
meclis gündemine almasını ve ivedilikle meclislerinden geçirmesini, vakit kaybetmeden
uygulamaya koymalarını istiyoruz. Deprem öncesi binaların dönüşümü ancak bu şekilde
olabilir diye düşünüyoruz. Artık Sakarya da zemine gerekli önemin verilmesi gerekmektedir.
Komite olarak zemin konusunda ciddi çalışmalar yaşıyoruz. Sakarya Üniversitesi, Sakarya
çevre ve şehircilik il müdürlüğü, Sakarya Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeler, İnşaat
Mühendisleri Odası ve SATSO 18.Meslek komitesi olarak zemin etüdleri ve zemin ıslah
yöntemleri adlı çalıştay düzenledik. Çok verimli geçti düzenlemeler bitmek üzere 15-20 güne
bitmiş olacak. Bittiğinde kamuoyu ile paylaşacağız. Çalışma bittiğinde Sakarya’da zemin işi
çözülmüş olacak. Sağlam olmayan zeminlerde iyileştirme yapılmaz ise deprem anında üst
yapının sağlam olmasına rağmen binaları hasar almaması mümkün değil. Zemin etüdü
konusunda gerekli denetimlerin yapılması gerekiyor. Sondaj sırasında sondajların ilgili idare
tarafından denetlenmesi gerekir. Bazı OSB’lerde denetim maalesef yok. Yapılan sondaj doğru
yapılmıyor ve çıkan sonuçlarda doğru olmuyor. Bu da üst yapıyı etkiliyor. Sondajı yapan
arkadaşlarda işi bilen yetkin kişiler olmalı. Sıvılaşma çıkan zeminlerin çoğunda iyileştirme
olarak sadece 1.00 m dolgu yapılıyor. Sıvılaşma olan zeminlerde Geoteknik Mühendisinin
Proje hazırlaması ve bu projenin yerinde uygulanması gerekmektedir. Zemindeki maliyetten
kaçılırsa üst yapıda daha çok maliyet çıkar. Zemin iyileştirmesi yapılırsa zemin güçlenir. Bu
da üst yapıda daha az demir , daha az beton, daha az çelik ile binanızı yapmanızı ve daha
güvenli binalarda oturmanızı sağlar. Unutmayın ki zemine harcanan para boşa giden para
değildir. Zemine harcanan paranın %40-50 si üst yapıdan tasarruf edilerek cebinizde kalır.
Böylece daha sağlam daha güvenli binalar inşaa etmiş oluruz.
Yeni yapılan imar çalışmalarının sağlam zeminlerde yapılması daha doğru olacaktır. Böylece
Tarım alanlarını da korumuş ve daha güvenli binalarda oturmuş oluruz. İmar barışı konusunda
binaların sağlamlığına bakılmadan, parayı yatırıp imar barışı evrakının alınmasını doğru
bulmuyorum. Kaçak yapılarla mücadele edilmesi gerekir. Müsade ettiniz o zaman
denetlenmeden izin vermemeniz gerekir. Yapılan binaların projelendirilmesi, demir ve beton
kontrollerinin yapılması gerekir. Yapılan imalat yönetmeliğe uygunsa o zaman imar barışı adı
altında izin verin. Ancak uygun değilse izin vermeyin. Deprem sırasında imar barışı verilen
denetimsiz binalar yıkılır ve içinde insanlarımız vefat ederse bunun hesabını kim verecek.’
dedi” dedi.