Öğretmenliğin uzun yıllardır hak ettiği değeri görmediği hazin bir realitedir. Öğretmenlere sunulan maddi imkânların yetersizliği nedeniyle öğretmenlik tercih edilen bir meslek olmaktan giderek çıkmış,
öğrencilerin hayallerini süsleyen bir meslek algısından uzaklaşmıştır. Öğretmenlerimiz, tatmin etmeyen ücretten sosyal saygınlığa, çalışma şartlarından bazısı ölümle sonuçlanan şiddetin mağduru olmaya kadar birçok zorlukla baş etmek durumunda kalmışlardır. Yıllara göre maaş artışının enflasyonun ve büyüme oranlarının altında kalması sebebiyle öğretmelerin reel maaşları düşmekte ve ekonomik durumu giderek kötüleşmektedir.Konut politikasının iflası ve artan enflasyon, öğretmenlerimizin barınma ihtiyaç maliyetlerini yukarı çekmiştir. Yeni atamalarda Büyükşehirlere atanma korkusu yaşayan yeni öğretmenlerimiz taşımalı eğitim yapmaktadır. Sakarya’mızda da böyle onlarca öğretmenlerimiz kira fiyatlarından dolayı günü birlik İstanbul’a okullarına gidip gelmektedir. Öğrencilerde taşımalı eğitimi tartışırken, AK Parti iktidarı “öğretmenlerde de taşımalı eğitimi” literatürümüze kazandırdı. Bilginin sosyal, kültürel, teknolojik, ekonomik tüm alanlardaki gelişmeleri doğrudan etkilediği dünyamızda, topyekûn kalkınma idealimiz, öğretmenlerimizin sorumluluğuyla aynı oranda saygınlığını da artıracak mahiyette olmalıdır. Öğretmenlerin, on yıllar boyunca birbiri üzerine eklenmiş pek çok sorunu bulunmaktadır. Öncelikle öğretmenlik mesleği itibar erozyonu yaşamakta ve mesleğin statüsü tartışılmaktadır. 2000 sonrasında eğitimde özelleştirme yaygınlaştırılmış, öğretmenlerin istihdamı esnekleştirilmiş ve öğretmenler performans kriterleriyle denetlenmeye başlamıştır. Bu dönemde kamuda istihdam olanakları daralmış ve öğretmenler özel dershane, özel kurs ve etüt merkezlerinde güvencesiz bir şekilde çalışmaya başlamıştır. Özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlerimizin de şartlarının farkındayız. İlme, irfana ve âlime saygıyı esas alan bir medeniyetin devamı olan Türkiye’de, öğretmenlere,yürüttükleri mesleğin maddi karşılığı hakkıyla ödenmez gerekli saygı gösterilmezse yarınlarımızın güvencesi çocuklarımızın ve gençlerimizin daha iyi bir gelecek, daha güçlü bir Türkiye, daha adil bir ülke hedefinde sorumluluk hissedip almaları zorlaşacaktır. Bu vesile ile şartları ve itibarları iyileştirilmeye muhtaç öğretmenlerimizin Öğretmenler gününü kutlarım. Sorunlarınızın farkında olduğumuzu ve cözümün Milli Görüş iktidarıyla ancak mümkün olduğunu hatırlatırız.
ÖĞRETMENLER GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI
Öğretmenlik, insanlığın en kadim ve önemli mesleklerinden biridir. Öğretmen, çocuklarımızın şuur sermayesini artırma, bilgi haznesini zenginleştirme, idrak zeminini güçlendirme, hikmeti keşfetme, hakikate ulaşma yolculuğunda hem rehber hem de rol modeldir. Öğretmen, eğitim sisteminin öznesi, asıl unsurudur. Bir eğitim sistemi ancak öğretmeni kadar güçlüdür, başarılıdır. Öğretmenlik, insanla, insanın ahlaki, duygusal değerleri ile doğrudan ilgili olduğu için, görevi en hassas, sorumluluğu çok yüksek meslektir. Çünkü nesiller onların ellerinde var veya yok olur. Öğretmenlik, gönül vererek, her zaman taze heyecanlarla yapılması gereken bir meslektir.
Bu haber Haber Medyaexpres tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.