“8 gün sonra… Memur ve emeklilerimizin zam ve tazminatları ile ekonomik ve sosyal
haklarının karara bağlanacağı 8. Dönem Toplu Sözleşme başlayacak. 20 yıldır yetki
verdiğimiz parti sendikası ve ortaklarından yine derin bir sessizlik var. Ne bir miting, ne bir
basın açıklaması, ne güçlü bir ses, ne bir eylem çağrısı, ne de üretimden gelen gücün
kullanılacağına dair bir irade görebiliyoruz. Bu sessizlik, devlet memurlarına ve emeklilere
yapılan bir ihanettir.”
Memur ve Emekliler Her Geçen Gün Yoksullaşıyor!
Bugün Türkiye’de memur ve emekliler, TÜİK’in gerçeklerle bağdaşmayan enflasyon
rakamlarıyla, her ay biraz daha yoksullaşıyor. Enflasyonun TÜİK verileriyle yüzde 35,5lara,
çarşı pazara göre çok daha yükseklere dayandığı, markette, pazarda, elektrik ve doğalgaz
faturalarında, ulaşımda ve kiralarda her gün yeni zamların yaşandığı bir ortamda, “enflasyon
kadar zam” uygulaması artık bir aldatmacadan ibarettir. Buna rağmen yetkili parti
sendikalarından çözüm için Eylem Yok, Grev Yok, Hak Yok! Yetkili Sendikalar Memurun
Yanında mı, Karşısında mı?”
Seyyanen Zam ve Refah Payı Artık Hayata Geçmeli!
Emeklilerimiz, seçimlerden önce söz verilen ve hâlâ hayata geçirilmeyen seyyanen zam için
umutla bekliyor. Bugün 20 bin liraya ulaşan bu zam, bir lütuf değil, hak edilmiş bir taleptir.
Ayrıca, yıllardır dillendirilen “enflasyon + zam + refah payı” formülünün artık laf olmaktan
çıkıp, toplu sözleşme masasında karara bağlanması gerekmektedir. Çünkü sadece enflasyon
oranında yapılan zamlar, yaşanan gerçek hayat pahalılığını karşılamıyor. Ancak, Yetkili Parti
Sendikaları Elini Taşın Altına Koymuyor, Suya Sabuna Dokunmuyor. Memur Ve Emekliler
Yıllardır Yetki Verdikleri Tarafından Yalnız Bırakılıyor. Miting Desen Yok, Eylem Desen
Yok, Ses Desen Yok! Parti Sendikaları Kimin Yanında?
3600 Gösterge ve Yardımcı Hizmetler Sınıfı Sorunu
1.dereceye gelmiş tüm kamu çalışanlarına ve emeklilerine 3600 ek gösterge sözü verildi. Bu
söz, yıllardır tutulmadı. Oysa ek gösterge, emeklilik maaşı ve ikramiyesini doğrudan etkileyen
bir hak. Yine, yardımcı hizmetler sınıfında çalışan binlerce devlet memuru, eğitimlerine
uygun kadrolara atanmayı bekliyor. Örneğin bir aşçı, meslek lisesi ya da yüksekokul mezunu
olmasına rağmen, hâlâ yardımcı hizmetler sınıfında gösteriliyor ve hak ettiği maaşı alamıyor.
Teknik hizmetler sınıfına geçirilerek, hem mesleki itibarları hem de ekonomik hakları
korunmalıdır.
Bayram İkramiyesi ve Kademeli Emeklilik Adaletsizliği
50 yıldır işçiler bayram ikramiyesi alıyor. Ancak devlet memurları, bu hakkı beklemekten
yoruldu. Bayramda torununa harçlık veremeyen, evine bir kutu baklava alamayan emekli
memurun yaşadığı hayal kırıklığı görmezden gelinemez.
8/9/1999’dan önce işe başlayanlar emekli olurken, bir gün sonra işe başlayanların emeklilik
hakkı ellerinden alındı. Aynı işi yapan, aynı şartlarda çalışan iki memur arasında bu kadar
büyük bir adaletsizlik olabilir mi? Kademeli emeklilik sistemi bir an önce kurulmalı, bu
haksızlık giderilmelidir.
Sözlü Sınav Adaletsizliği ve Vergi Mağduriyeti
Sözlü sınav uygulamasına son verileceği defalarca söylendi. Ancak aksine, sözlü sınavlar
artarak devam ediyor. Liyakat yerine torpilin, adalet yerine adam kayırmanın önünü açan bu
uygulama, gençlerimizin ve kamu çalışanlarının umudunu kırıyor. Ayrıca gelir vergisinin
sabitlenmemesi nedeniyle, yapılan zamlar daha cebe girmeden eriyip gidiyor. Bir memur,
yılın ilk aylarında aldığı maaşı yıl sonunda alamaz hale geliyor.
Öğretmen ve Aşçıların Mağduriyeti
Eğitim fakültesi mezunu olup, ataması yapılmayan öğretmenlerin sınıflarına ve öğrencilerine
kavuşma talebi de toplu sözleşmede mutlaka karşılanmalıdır. Ayrıca, meslek ve teknik okul
mezunu aşçılarımızın yardımcı hizmetler sınıfında değil, teknik hizmetler sınıfında görev
yapmaları sağlanmalıdır.
Yetkili Sendikalara Sorumuz Net:
Siz bu sorunlardan hangisini ve hangilerini çözeceksiniz? Çözemediğinizde ne yapacaksınız?
Memur ve emeklilerin sesi olacak mısınız, yoksa sessizliğinizle bu adaletsizliklere ortak mı
olacaksınız?
Artık susmak, görmezden gelmek, oyalamak değil; çözüm üretmek, hakkı teslim etmek,
adaletin ve emeğin yanında durmak zamanıdır!