Türkiye’de yaşanan derin ekonomik kriz en çok çocukları vurdu. Gıda maddelerine gelen büyük zamların ardından Türkiye’de 1 milyondan fazla çocuk okula aç gidiyor. Yetersiz ve sağlıksız gıdaya erişim derin yoksulluk içindeki çocukların bedensel, zihinsel ve duygusal gelişiminde büyük eksikliklere neden oluyor.
Yoksul ailelerin çocuklarının -Derin Yoksulluğu Ağı'nın yaptığı çalışmaya göre- yarıya yakını temel beslenmeden mahrum bir hâlde. Bu ülkede yoksul aileler üzerinde yapılan araştırmada yoksul aile çocuklarının yüzde 15'e yakını eğitim çağında çalışmak zorunda kalıyorlar, eğitim hayatına devam edemiyorlar. Yine, bunların yüzde 6'sı o aileye tek gelir kaynağı. Düşünebiliyor musunuz, bir çocuk çalışıyor, küçücük bir çocuk bir aileye bakıyor. 7,4 milyon çocuk yoksul.
Adana Milletvekilimiz Burhanettin Bulut, ‘Bu ülkede beslenme çantası hazırlamak bile lüks oldu’ diyerek beslenme çantasına koyulan gıda maddelerinin fiyatlarında yaşanan değişime yönelik yaptığı çalışmayı açıklamıştı.
Çalışmaya göre Kasım 2021-Kasım 2022 döneminde zeytinin kilosu 52 TL’den 89 TL’ye, peynirin ise 81 TL’den 205 TL’ye, 200 ml’lik süt ise 2,25 TL’den 6,95 TL’ye çıktı. Aynı dönemde, okul kantinlerinde satılan ürünlerin fiyatlarına da fahiş artış geldi. Kantinde ortalama gözleme fiyatı 12 liradan 20 liraya, yarım ekmek tost ise 9 liradan 15 liraya çıktı. 500 ml’lik su ise yüzde 100’lük artışla ile 3 TL’ye ulaştı.
Ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte Eylül ayında başlayan yeni eğitim yılında, beslenme sorunu yakıcılığını daha da hissettirdi. Açlıktan bayılan, yetersiz beslendiği için rahatsızlanan ve derslerine gidemeyen, su alacak dahi parası olmadığı için günü susuz geçiren çocukların haberleri basına sıkça yansıdı.
Geçtiğimiz ekim ayı içinde başta partimiz CHP olmak üzere HDP, İyi Parti ve Tip’in konuyla ilgili Meclis Genel Kuruluna verdiği okullar da bir öğün ücretsiz yemek verilmesine ilişkin kanun teklifi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Aç çocuk, nasıl bir siyaset kavgası olabilir, aklım almıyor. Reddetmek için ellerini kaldırdılar. Bu milleti ne hale getirdiler. En yoksul ve en savunmasız çocuklarımıza karşı el kaldırdılar.
Konuya ilişkin oluşan kamuoyu baskısının ardından Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, 2022-2023 Eğitim Öğretim Yılı’nın ikinci döneminin başladığı 6 Şubat 2023’ten itibaren Türkiye’deki tüm okullarda, okul öncesi eğitimdeki çocuklara ücretsiz yemek verileceğini açıkladı. Ayrıca taşımalı eğitimin yapıldığı okullarda ve pansiyonlu okullarda da tüm öğrencilere ücretsiz yemek verileceğini dile getirdi.
Özellikle kamuda okuyan çocukların ailelerinin % 50’si asgari ücret düzeyinde maaş alıyor. Bu da açlık sınırına tekabül ediyor. Eğitim masrafları bu ücretin üçte birine denk geliyor. Dolayısıyla çocuklar okula aç gidiyor. Özellikle 15 – 17 yaş arasındaki çocuklar yiyeceklerini okuldan alıyorlar. Bugün alamaz durumdalar. Bunun sonucunda da çocuklar okulu bırakıyor, bırakmak zorunda kalıyor. Şu an 18 milyona yakın çocuk örgün eğitim içerisinde yer alıyor. Bunun 5 milyonu okul öncesi ve taşımalı eğitim gören öğrenciler. Millî Eğitim Bakanlığı taşımalı eğitim gören bir buçuk milyon öğrenciye ücretsiz yemek veriyor. Ancak nitelikli ve sağlıklı yemek verilmiyor. Geri kalan okul öncesi çocuklara yemek veriliyor ama ücret karşılığında veriliyor.
Kantin fiyatları % 100’ü aşan oranda zamlandı. Su fiyatları 5 lira 6 liraları buldu. Çocuklar şu anda okullarda sulukları ile su getirdilerse içiyorlar. Bittiğinde parası yoksa alamıyor, tuvaletlerden içmek durumunda kalıyor. Okul içlerine çeşme veya sebil konulmalı. Çocuklara sağlıklı su içebilme imkânı tanınmalı. Millî Eğitim Bakanlığı 18 milyon öğrenciden 5 milyon öğrenciye ücretsiz yemek verileceğini söylüyor. Geriye kalan 13 milyon öğrenci ne yapacak? Bu öğrencilerin yarısının ailesi asgari ücret düzeyinde maaş alıyor. Dolayısıyla ücretsiz, nitelikli ve sağlıklı yemek verilmesi konusu tüm öğrencileri kapsamalı. Çocuklar artık kantinlerden alışveriş yapamıyor, kantinlerdeki satışlar yarı yarıya düşmüş durumda
Açlık sınırında maaş alan bir velinin, beslenme çantası hazırlaması çok zor. Önceden ilkokuldaki öğrencilere sınıf anneleri yönetiminde yemekler veriliyordu. Ancak şu an öyle bir şey de mümkün değil. Ortaokul ve lisedeki öğrenciler okula beslenme bile götürmüyor. Sabah 8.00’den akşam 16.00’ya kadar çoğu çocuk okulda aç duruyor. Bunun yanında susuz da kalıyor. İçebilen tuvalet musluğundan içiyor, içemeyen susuz geçiriyor o günü
Yeterli ve sağlıklı beslenememe çocuklarda bodurluk, kansızlık yaratıyor. Akademik gelişimini engelliyor. Sosyal ve psikolojik yönden de çocuklar olumsuz etkileniyor. Dünyanın birçok yerinde bu sorun aşılmış. Devlet çocuklara bir öğün sağlıklı ve nitelikli yemek verdiğinde eşitsizlik bir nebze engellenecek. Bu çocukların en doğal hakkıdır. Bir çocuğu kuruma alıp eğitim veriyorsak, o çocuğun kurum içerisindeki beslenmesinden, okula gelip, okuldan gidişine kadar her şeyde devletin sorumluluğu vardır. Ücretsiz, sağlıklı, nitelikli yemek tüm çocukların hakkıdır.
CHP olarak iktidara geldiğimiz ilk gün Okullarda çocuklara bir öğün ücretsiz yemek uygulamasını hemen hayata geçireceğiz
AYŞE FÜSUN ÇETİN
CHP ADAPAZARI İLÇE BAŞKANLIĞI